Atatürk öldürüldü!

25 06 2008

Bastan sunu söyleyim: Atatürk‘ün fiziki ölümüyle alakali bir yazi degil bu. Daha ziyade Atatürk’ün manevi olarak nasil öldügüyle ilgilidir. Kendinin ölüm nedeni herkes tarafindan bilindigi gibi sirozdur (karaciger fonksiyonlarinin kayibiyla sonuclanan hastalik). Sirozun Türkiye’de en sık nedenlerinden ikisi hepatit B virüsü ve asiri alkol kullanimidir. Bunun üzerine bircok tartisma olmustur ve oluyordur ama bizi su an ilgilendirmiyor. Mustafa Kemal’i kim, neden, nasil öldürdü? Bu sorularin yaniti daha da önemli.
„Kim?“ sorusunu yanitlamak cok basit. Kendi arkadaslari diye gecinen yaltakci-yalakalar Atatürkün ölümünden hemen ertesi gün mirasinin üzerine cullandi. 11 Kasimda toplanan mecliste 348 milletvekilinin oy birligi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci cumhurbaskanlıgına Ismet Inönü secildi. „Milli sef“in secilmesiyle Atatürkün vizyonuna ve o büyük planlarina en büyük hainlik basladi. Sadece diktatör rejimlerde görünen olaylar patlak vermeye basladi. „Milli sef“ halktan kopuk, halka karsi politikalarini tedavüle sokmaya basladi. O mantalite ve ideolojiden hala uzaklasamadi CHP. Peki bunlar niye öldürdüler Atatürk’ü? Bence cekememezlikten, koltuk sevdasindan, para askindan, güc kuvvet sarhoslugundan. Görünürde Atatürk halk’la, halk’ta onunla birdi. Ismet inönü’yle ve yandaslariyla degil.

Atatürkün istekleri ve sözleri ortada. Ama ondan sonraki gelenlerin yaptiklarida ortada. Önce üc tane sözüne bakalim Atatürkün:

  • Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
  • Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
  • Türk cocugu ecdadını tanıdıkca daha büyük isler yapmak icin kendinde kuvvet bulacaktır.

Simdide CHP’lilerin Mustafa Kemal’in bu sözlerini nasil anladigina bakalim:

  • Türkiye’de CHP’nin aydin yaratiklarindan haric fikir sahibi bir kimse olamaz. Olsa bile cezalandirilir. Milletin beyni o kadarisina yetmez. Onlar birer koyun. Biz cobanligini yapmamiz gerekiyor. Bizden daha iyi düsüncelere sahip birileri varmi dünyada?
  • Ne milleti yahu!….Egemenlik kayitsiz sartsiz bizdedir. Millet kim ki. Zavallimahlukatlar. Secime falan gerek yok, biz kendi aramizda belirleriz kimin ülkeyi yönetecegini.
  • Türkler tarihte 1923′ten sonra ortaya cikmistir. Ondan öncekiler Türk degil, onlar Arap irkindan gelen gerici irticaci gerizekalilar. Onlar bizim gibi medeni olamaz.

Su an Türkiye’nin her tarafinda Atatürk heykelleri ve resimleri mevcut. Herhangi bir köy kahvesine de gitseniz, Ankarada bir cagdas modern alis veris merkezine de gitseniz Atatürk’ü görürsünüz. Okullarda, üniversitelerde, yollarda, binalarda, arabalarda, kitaplarda, gazetelerde, televizyonlarda… Her tarafta ya bir resmi ya da söyledigi bir sözü bulunmaktadir. Türkiye’de, hayatin her tarafinda Atatürk’le karsilasiyoruz/ karsilastiriliyoruz. Böyle bir durum sadece komünist ülkelerde mevcuttur (Rusyada Stalin döneminde, Cin’de Mao döneminde). Amac belli. Insanlara Atatürkü sevdirmek. Ama insanlar bilemedigi, göremedigi, tartisamadigi, elestiremedigi, korktugu birseyi sevmez. Atatürk sevgisinin yayilmasi ne yazik ki bir ilkel dayatmadan öte gitmiyor.

Söyle bir düsünelim, Atatürk’ün hicbir insani yönü yayinlanmiyor, niye? Uzaydan gelmis gibi anlatiliyor: O herseyi bilir. O herseyi görür. Ondan baska fikir adami cikmaz. Ondan yakisiklisi yok. Ondan daha iyi bir insan yok. Hatta o insan üstü birsey….hasa….
Atatürk’ün insani tarafini anlatsalar, Türk milleti daha cok secevek onu. Egrisyle dogrusuyla! Uyudugunu, bazen yoruldugunu, yiyip ictigini, herzaman takim elbise degil aksamlari pijama da giydigini, öksürüp hapsirdigini, yanildigini, yenildigini anlatsalar…Annesi Zübeyde hanim kocasi Ali Riza beyin ölümünden sonra onun Amiri Ragip beyle evlendigini, bundan dolayi Atatürk annesine küsüp evden kactigini, hastaliktan dolayi bir ablasıyla iki agabeyi, bir de kücük kız kardesinin öldügünü gizlemeye anlatsalar. Niye anlatmazlar? Cünkü Atatürk o zaman insanlasir ve tüm yalan dolan hikayeler ortaya cikar da ondan.

Atatürk uyumaz, yemez icmez, devamli calisirdi, hatta günde 72 saat! Bize böyle anlattilar. Her zaman Atatürk’ü kalkan olarak kullanip milletin önünü kestiler/kesiyorlar. Kah „Atatürk’e hakaret ediyorlar“, kah „ilkelerine hainlik ediyorlar“, kah „Atatürk resmini masanin altina koyuyorlar“ diye basiyor yaygari ve böylece ortami geriyorlar….Cocugun biri cikipta „Aslan Atatürk“ dese „Atatürk’ü hayvan yerine koyuyorlar!“ diye basacaklar agiti…. Hadin lan ordan! Su an kendi yasiyor olsaydi, basta CHP’yi kapatip yöneticilerini kovardi ülkeden.

Niye böyle yapardi? Türkiye biraz ilerlemeye baslarken, millet biraz uyanirken „Halkin Basbakani“‘ni astilar, birazcik modernlesirken, teknolojiyle tanisirken Cumhurbaskani’ni öldürdüler (hala Özal’in dogal olarak öldügünü anlatiyorlar), parti kapattilar, ceza verdiler, camur attilar, hain ilan ettiler, kardesleri birbirine kirdirdilar…. ve hala da devam ediyorlar.

Tek farkla…önceden millet dinliyordu, inaniyordu…. ama artik bu millet yutmaz!

Önünüzü bu millet kesiyor ve sizi iyice silecek. Bu millet Deniz Baykal’lari, Önder Sav’lari, Abdurrahman Yalcinkaya’lari, Ahmet Necdet Sezer’leri dinlemiyor. Kendi düsünüyor ve gercekleri görüyor. Gördüklerini sandikta anlatiyor. Yahu isteyen sever Atatürk’ü, istemeyen sevmez! Bu kadar basit. Millet’in kendi arzusuna birakin.

Ne anlatmisti bir sevgili abim bana. Bir Türk genci bir seminerde Süleyman Demirel’e bisey sormak amaciyla söz hakki alir ve söyle der: „Yahu, dedem seni dinledi, babam seni dinledi, ben seni dinlemiyorum, birak artik yakamizi!“ Anlayanlar anladi.

Selam ve dua ile…


Aktionen

Information

Kommentieren